Pamukkale’nin beyaz teraslarını tırmanıp Hierapolis ören alanına girenleri, sütunların suyun içinde parıldadığı bambaşka bir havuz karşılar. Kleopatra Antik Havuzu, hem jeolojik bir tesadüfün hem de binlerce yıllık bir kentin izlerini aynı anda taşıyan, Denizli’nin en çok ziyaret edilen noktalarından biridir.
Kleopatra Antik Havuzu Nasıl Ortaya Çıktı?
Hierapolis, Bergama Kralı II. Eumenes tarafından Milattan Önce 2. yüzyılda kurulmuş, Roma döneminde bölgenin önemli bir termal sağlık ve din merkezine dönüşmüştü. Kentin bugün havuz olarak bilinen bölümünde ise antik dönemde bir tapınak yer alıyordu. Araştırmacılara göre Milattan Sonra 7. yüzyılda yaşanan büyük bir deprem, tapınağın mermer sütunlarını ve payandalarını yere devirdi; sıcak su kaynağı bu çöküntüyü doldurdu ve bugün gördüğümüz havuz doğal yollarla ortaya çıktı. Yani havuzun kendisi insan eliyle kazılmış bir yapı değil, depremin bıraktığı bir izin üzerine oturuyor.
Havuzun bulunduğu Hierapolis antik kenti, hemen bitişiğindeki Pamukkale traverten teraslarıyla aynı jeotermal sistemi paylaşıyor; ikisi de aynı kalsiyum bikarbonatlı sıcak su damarının farklı yüzeydeki sonuçları.
36 Derecelik Su ve Batık Roma Sütunları
Havuzun en dikkat çeken özelliği, yaz kış neredeyse hiç değişmeyen 36 derece civarındaki su sıcaklığı. Mineral bakımından zengin bu termal su, havuzun dibine bakıldığında görülebilen kırık sütun parçaları, başlıklar ve mermer bloklarla birlikte akıyor. Yüzenler, tam da bu devrilmiş antik kalıntıların arasından geçerek yüzmüş oluyor; bu da havuzu dünyada benzeri az bulunan bir deneyim hâline getiriyor. Hierapolis’in diğer kalıntıları -antik tiyatro, nekropol ve sütunlu cadde- havuzun çevresinde yürüyüş mesafesinde yer alıyor.

Kleopatra Efsanesi Ne Kadar Gerçek?
Havuzun adı, Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya atfedilen bir söylenceden geliyor: Rivayete göre Marcus Antonius, havuzu Kleopatra’ya bir hediye olarak yaptırmıştı. Ancak Kleopatra’nın gerçekten bu havuzda yüzdüğüne dair elde somut bir tarihi kanıt bulunmuyor; bu bilgi kuşaktan kuşağa aktarılan bir efsane olarak kalıyor. Bölgede yaygın olarak, termal suyun cilt ve dolaşım şikâyetlerine iyi geldiğine dair inanışlar da var; ancak bunlar tıbbi bir teşhis veya tedavi yöntemi değil, halk arasında yaygın kanaatler olarak değerlendirilmeli.
Ziyaretçileri Neler Bekliyor?
Kleopatra Antik Havuzu, Hierapolis ören yerinin içinde ama havuzda yüzebilmek için ayrıca bir giriş bileti almak gerekiyor; bu, ören alanına genel girişten bağımsız bir ücret. Havuz kenarında eşyaların bırakılabileceği dolaplar bulunuyor, soyunma alanları mevcut. Pamukkale ilçe merkezine yürüme mesafesinde olan alan, günün her saatinde yoğun ilgi görse de sabah erken saatler ile akşamüzeri, kalabalığın en az olduğu dilimler olarak öne çıkıyor. Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün resmi sayfasında Hierapolis’in tüm yapıları ve ören alanı hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak mümkün.
Hem UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan bir antik kentin ortasında olması hem de içine girilebilen az sayıdaki antik kalıntıdan biri olması, Kleopatra Antik Havuzu’nu Pamukkale’ye gelen ziyaretçilerin listesinde üst sıralara taşıyor.