Yaşam & Kent Rehberi

Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi: Bir Gecenin İzi

Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi binasının dış cephesi

Denizli’nin Saraylar Mahallesi’nde, kentin en işlek caddelerinden birine birkaç adım mesafede iki katlı, taş cepheli bir bina duruyor. Bugün Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açık olan bu yapı, hem bir Cumhuriyet hatırasını hem de Millî Mücadele’nin Denizli’deki en önemli anını aynı çatı altında saklıyor.

Sakız Üslubunda Bir Rum Konağı

Binanın kesin yapım tarihi bilinmiyor, ancak kaynaklar 19. yüzyılın sonlarında Rum asıllı Kimon Vandazoflus tarafından inşa ettirildiğini gösteriyor. Yapı, mimarlık tarihinde “sakız üslubu” olarak tanımlanan bir tarza sahip: ana duvarları kâgir, ara duvarları ahşap karkas, pencereleri dikdörtgen ve basık kemerli. İç planı, ortada bir sofa çevresinde odaların sıralandığı geleneksel düzeni izliyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında bina, dönemin siyasi teşkilatına ev sahipliği yapan bir parti binası olarak kullanıldı.

Atatürk’ün Denizli’de Geçirdiği Tek Gece

Mustafa Kemal Atatürk, 4 Şubat 1931’de Denizli’yi ziyaret etti ve o gece bu binada konakladı. Ziyaretin yıldönümü bugün hâlâ Denizli’de anılıyor. Atatürk’ün kaldığı çalışma ve yatak odaları, müzenin üst katında özgün haliyle korunuyor.

Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi içindeki etnografik sergi bölümü
Müzenin alt katında geleneksel Denizli yaşamına ait eserler sergileniyor.

Bayramyeri Mitinginin Sancağı

Binanın önemi yalnızca Atatürk’ün bir gecelik konaklamasından ibaret değil. 15 Mayıs 1919 sabahı, İzmir’in Yunan kuvvetlerince işgal edildiği haberinin duyulmasının üzerinden birkaç saat geçmişken, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin çağrısıyla halk Bayramyeri’nde toplandı. Bu miting, işgale karşı İzmir dışında düzenlenen ilk toplu tepkilerden biri olarak kabul ediliyor ve 29 Mayıs 1919’da yine Ahmet Hulusi Efendi başkanlığında kurulan Denizli Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti’nin de zeminini hazırladı. O gün açılan, bir yüzünde “Yaşasın Vatan” yazan, diğer yüzünde Fetih Suresi bulunan ipek sancak, yıllar sonra Ahmet Hulusi Efendi’nin soyundan gelen Müftüler ailesinden Haluk Müftüler tarafından müzeye bağışlandı ve bugün üst katta ziyaretçilerin görebileceği şekilde sergileniyor.

Kent merkezinde ayakta kalan Denizli Ulu Camii gibi diğer tarihi yapılarla birlikte bu müze de şehrin farklı dönemlerine ait katmanları bir arada gösteriyor.

Dispanserden Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi’ne Uzanan Yol

Bina, 1950 yılında kamulaştırılarak verem savaş dispanserine dönüştürüldü ve bu işlevini yıllarca sürdürdü. 1977’de anıt eser olarak tescillenip koruma altına alındıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi; restorasyonun ardından müze olarak ziyarete açıldı. Bugün yılda ortalama 25 bin kişiyi, bunların önemli bir bölümünü de okul gezileriyle gelen öğrencileri ağırlıyor.

Müzede Neler Görülebilir?

Binanın alt katında etnografya bölümü yer alıyor: gümüş ve kadın takıları, işlemeli kıyafetler, el işlemeleri ile tüfek, kılıç, pala ve tabanca gibi silahlar vitrinlerde sergileniyor. Üst kat ise Atatürk’ün kaldığı odalar ile geleneksel Denizli yaşamını yansıtan mekânlara ayrılmış durumda. Güncel ziyaret bilgileri için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi sayfası kullanılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Kategorileri Keşfet